|
.....her akşam dönüşü, anasına kavuşan kuzuların
tatlı telaşında düğümlenen yorgunluk sonrası bağdaşlarında, gözlerimiz
artık ufku taramaktan bitab düştüğü anlarda, uzaktan bir türkü
duyarız......
hoyratça duyguların sere serpe
dalıverdiği akşamüstü loşluğuna ...
çılgın kırlangıçların doluverdiği kavak
dallarına.....
Bir ay doğuşunu seyrettim dün gece,
Gecenin suskun karanlığına inat,
Seni anlatan yıldızlara alkış tuttum,
Bir mahzun duruş, bir şirin gülüş,
Bazan anlamlı bir göz kırpış,
Düşündüm de çözemedim seni, ne diyeyim.
Bir sabah serinliğinde sana üşüdüm,
Ağaran günün aydınlığına inat,
Sensiz karanlıklara alkış tuttum,
Amaçsız bir tahrik, bazan da,
Anlamsız bir el sallama,
Düşündüm de çözemedim seni ne diyeyim.
Romantik bir ikindi yağmurunda sana
ıslandım,
Çatlayan dudakların kuruluğuna inat,
Sensiz ıslanışına alkış tuttum,
Buğulu bir göz, sessiz bir kahkaha,
Bir sessizlik, yine bir sessizlik,
Düşündüm de çözemedim seni ne diyeyim.
Muzaffer EKER |