Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir

Gençliğim

 

Bir kördüğüm gibiydi, uyku sarhoşluğunda gençliğim,

Sanki dağ başında duman gibi erişilmez,

Eğilmez, çelik yürekli mercan bakışlı efeler gibi.

 

Uyutamadan hayallerimi ikindi gölgelerinde,

Durduramadan başıboş kısır isteklerimi,

Her sabaha binlerce tövbe döşenir,

Her tövbede binlerce pişmanlık

Her pişmanlık bir “ah” minareler boyu,

Yükselir giderdi semaya, tutamazdım.

 

Bir şeyler okumuştum bir yerlerde,

“İstanbul’u fethettiği yaş”ı sorarken,

Gecelerin fethine ter döker gibiydi bedenim,

Buğulu kadehler kovalarken saatleri,

“Kökü mazide olan âti” çınlamaya başlardı,

Ve “Asım’ın nesli” ni fısıldadı bir şafak,

Bir kabir başındaki asırlık ardıç ağacı.

 

Ellerimi yıkadığımı hatırlıyorum en son,

Bir yayla deresinde;”hayırlı sabahlar hayat !”

Bir sabah namazı Türkmen motifli seccadede,

Kırgız arları şahlanırken Asya steplerinde,

Hasrete bir düğüm daha atar yutkunmalar,

Ve mühür gözlerde noktalanırken duraksız yollar,

Murat, durmakmış gelinciklerin siyah beneklerinde,

Gamzelerden merhaba almakmış bazan,

Bazan ağlamakmış yüksek duvarlara,

Kanayan ayakları saramamak,

Kuruyan dudakları ıslayamamakmış.

 

Tefekkürmüş gerçek, düş imiş yalan olan,

Allah’a uzanan ellere yağan sabırmış,

Duyduğum acıymış, secdeymiş, uykusuzlukmuş,

Sana kavuşmak emeliymiş gençliğim...

 

Muzaffer EKER 

 

Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir