|
Hasret, ıslak bir mendilin kurumaya
başlamasıdır,
Artık geriye dönememenin anlamsızlığı,
Ve çaresizliğin gerçeğe dönüşmesidir,
Ve yalnızlığın galibiyetidir.
Hasret, havada seni koklamaya çalışmak,
Tren garlarında gelmeyen yolcuyu
beklemek,
Bir sevda türküsünü hıçkırarak dinlemek,
Ve geceleri sensizliği kahrolarak
yaşamaktır.
Hasret, yutkunmaktır bayram sabahları,
Nemli gözlerle dışarıdaki dünyayı
Kıskanarak seyretmektir çeneler kilitli
Ve eski bir resme bakarak avunmaktır
çaresiz.
Hasret, çağıldamaların doruğa ulaştığı,
Sıgara dumanlarında mazinin canlandığı,
Sohbetlerin bile bazan işe yaramadığı,
Ve zamanın durmasıdır sanki yokuşlarda.
Hasret, seni yaşamaktır şarkılarda,
Hasret, seni görmektir bazan düşlerde,
Hasret, seni duymaktır güz melteminde,
Ve hasret, sana kavuşma hırsıdır,
Düşlerle, şiirlerle,
korkularla, isyanlarla.
Muzaffer EKER |