|
........bir
şiir yaz bana, bir dilek tut. Bir bildiğim olsun yaşamak için ki, hazanda
yaprağın toprağa dönüşü gibi acı çekmeden öleyim. Kovulduğum yer
huzurluydu, canım yanmasın........
Sen bana mutlu tesadüflerin,
Solgun Ağustos’larda bir öğle vakti,
Sunduğu bir gurbet kavuşması gibi,
Sarıverdin ağlarınla çepeçevre küçük
dünyamı.
Bilirim kavuşmak gurbet dönüşü
akşamlarında,
Nemli gözyaşları, hasreti dindiren
kollar,
Duygulu bir çift cümle dillerden
akıveren,
Ve derin nefeslere karışan sevda
kokuları,
Ve geniş ufuklara yayılan kıvılcımlarda
kor bakışlar.
Ben bilirim coşkun sularda hırçın
heyecanı,
Yalçın kayalara sere serpe çarptığında,
Sezerim o manayı çiçek özlerinde,
Konmaya gayret eden balarısının şevkini
Ben görürüm geceleri yıldız doğmalarında,
Sabah olumuna hasret hüzünlü kıpırtıları,
Duyarım her gece yarısı nefes
alışlarının,
Karanlıklarda halka halka dağılımını ve
ağlarım.
Ve ağlarım, bilmezdim bu kadar güçsüz
olduğumu,
Bilmezdim gözyaşımın bu kadar sebil
olduğunu,
Çiçekleri ve şarkıları dost bilirdim de,
Sanırdım ki soldu çiçekler, eskidi
şarkılar,
Yağmur yağmaz, bahar gelmez sanırken,
Kış ortasında çiğdem açtı has bahçemde,
Gözyaşım hayat verdi, köklendi meyveye
durdu.
Yüce Rabb’im isterse, mühürlü kalpler
açılır,
Patika yollarda ayrıklar birer birer
yolunur,
Ve zehirin en öldüreni senin elinden,
Zirvelerde bir başına tereddütsüz içilir.
Muzaffer EKER |