|
Umutsuz kaldığın oldu mu hiç ?
Umutsuzluk da, irade zayıflığının ortaya
çıkardığı bir davranış şekli desem,ascaba yanlış mı olur ?
Çarkıfeleğin kollarına
mahküm olmanın sonucunu kestirememek, acizlik değil de nedir ?
Yaratılmışların en şereflisi olarak
sıfatlandırılan insan, niçin kolayca bırakıverir kendini girdaba
Yüce Yaradan’ın biz günahkâr kulları
için: ”Rahmetimden ümidini kesen küfre girer.” Hükmünü neden unuturuz ?
Karşımızda aşılmaz sandığımız duvarları hissedince ?
Her derdin bir çaresi, her çıkmazın bir
çıkışı yok mudur ?
Fırtınalar, gün olur yerini sükunete
bırakmaz mı ?
Kâbus gören gözler, gün olur uyanmaz mı,
davullu zurnalı gelin alaylarına ?
Seller gün olup tükendiğinde, taze
fidanlar filiz sürmez mi, umudun zirvelerine heyecanla ?
Ve gün olur duvarlar yıkılmaz mı
alkışlarla, yasaklar çukuruna, küflü gürültülerle ?
Ve bir kapı açılmaz mı günün birinde, bir
iklimde bulutsuz vadilere, kınalı ellerle vuslat çiçekleri dermeye ?
Açılır elbet ama önemli olan soğukkanlı
olmak, mağlubiyeti peşin kabullenmemek ve kararlı ve azimli olmak.
Ve sevmek, Allah için, hapsetmek nefsanî
ve şeytanî duyguları hücreye.
Koruma ve şevkat duygusuyla sevmek.
İkbal Fidanını sevdiğim gibi. Bir emanet
olarak bakmak ölümsüz renge.
Olabilirliğin sıfır ihtimalini bile,
Kararla değerlendirebiliyorsan eğer,
Bir toplu iğne deliği ışık huzmesinde,
Okuyabiliyorsan eğer düşleri gözünü
kırpmadan,
Kimsesiz bir kumsalda sabırla başlayıp
sohbete,
Toplayabiliyorsan binleri çevrene sıdk
ile,
Vadideki dereden bir avuç su alıp,
Sulayabiliyorsan yamaçtaki has gülü
yılmadan,
Zemheri ortasında kapıldığın amansız
tipiyi,
Durdurabiliyorsan şiirlerin ılık
nefesiyle,
Ve yüreğin çırpınıyorsa küçük bir kuş
misâli,
Duyabiliyorsan bunca gürültüde o sevda
şarkısını,
Dokunabiliyorsan tuşlara bunca bunalımda
istekle,
Algılayabiliyorsan tabloda bazı
detayları.
Azimlisin ve kararlısın,
Azim umuttur çünkü,
Umut da azimse eğer,
Azim adım atmaktır.
Umut ise gelecektir.
Muzaffer EKER |