|
İkbal Fidanı, dallarına çiy düşmesin
üşürüm,
Çizgilerin koyulaşmasın sakın bu güz
kavrukları ile,
Akşamları yine de hoş karşıla kuş
yüreğinle,
Gülümsemen tükenmesin acılarda,
yağmurlara dayan,
Hoyrat kuru dallara bakıp dalakalma,
üşürüm.
Zamanın dar penceresinden nazarlarım hep
ufuklara,
Arayışlar secdelerde gözyaşı üretir
vuslat için,
Düşlerde düğün kurma kargaşası
avuçlarımda noktalanır,
Fakat durmaz damarlarda nakışlı özlem
kıvılcımları,
Renksiz kuru hülyalara dalıp kalakalma
üşürüm.
Beni sana ben değil, gümüş beyazı
hatırlatsın,
Kar tanelerinin pervane dansında yaşın
akıtmaya bak,
Geceleri dost edin, sarıl karanlıklara
sonsuz vecd ile,
Yen kendini, giyin beş vakitte aşk ile
göğe uçmaya,
Gayret, çorak iklimlere gidip durakalma
üşürüm.
Üşümek bana has, her bahara sıcak bir
vuslat türküsü,
Beklemenin her dönemecinde kuru
görüntülere uyanmak ah!
Sıklaşıyor adımları zamanın, mevsim
sonlarına mı telâş?
Mekân ne çok duvar, ne çok ateş tüketir
nefesim yokuşlarda,
Hasret odağında, sabrını atma uçurumlara,
üşürüm.
Muzaffer EKER |