Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir

Vuslata çeyrek kala

 

Haydi çıralar yandırın artık gecelere,

Sönmeyen gölgelere gün doğdurun saatler,

Saatler, rıhtımlara mühür vurmuş,

Bu şehrin isyankâr nefesi ile,

Nem kokuyor tüm ayak izleri ayrılıklarda,

Ayrılıklarda mendiller nicedir kapanır,

Yarı dualı yarı sitemli gözyaşları ile,

Ya dinsin yaprak yaprak kavrulması yüreklerin,

Ya boşansın bulutlar gök gürültüleri eşliğinde,

Kaldırım taşları sertliğinde insafsız iklimlere.

 

Haydi çiçekler açtırın artık bahçelere,

Yılların mevsim artığı, goncaya özlem dallarına,

Güneş, tomurcuklara mühür vurmuş,

Uzak durakların sabır taşları ile.

Ayaz kokuyor tüm baharlar cemrelerde,

Cemrelerde çiğdemler nicedir mahzun,

Yarı kararsız, yarı isteksiz uykularla,

Ya dinsin buram buram terlemesi umutların,

Ya dirilsin ülfet mayası ay doğması eşliğinde,

Kuru dallar pervasında soluksuz seferlere.

 

Çıralar yananda, biterse yalnız geceler,

Bir şafak kızartısında bulursam sabahı,

Ve çiçekler açanda gülzar olursa bahçeler,

Bir bahar yelinde görürsün goncaları,

Bir mühür de benden, yamalı bohçalarına,

Fırtınalı yokuşların susuzlukta dürüldüğü,

Yarı gamlı, yarı sarhoş bir ikindi uykusu gibi,

Ya diner kavrulmalar ve terlemeler kucak kucağa,

Ya boşanır bulutlar ve dirilir bu maya el ele,

Mehtap, vuslata çeyrek kalayı vurduğunda.

 

Muzaffer EKER 

 

Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir