Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir

Yaşanmayan Ekimler

    Ekimleri bir başka severim sevdadan yana. Bu ayda yağmur bulvarında,

başı açık, şemsiyesiz, elleri cebinde, asla karşıya bakmadan, ıslak kaldırımlarda,ıslanmanın farkına bile varmadan inadına adımlamak yapayalnız,hissetmeden açlığı ve üşümeyi.

       Ve inanır mısın ? bilmem kaç tonu yeşilin,bu ayda ortaya çıkar. Yedigöller’de, Toroslar’ da, Avdan Deresi Yamaçlarında.

       Ey yürekleri Ekimlerde üşüyenler ! Gelin de çıldırmayın bu renkler solmasın diye

  ...Kalır mı hiç sonsuza kadar ? ne çare. ve binesim gelir bir nilüfer yaprağına çocukça, mavi göllerde beyaz kuğuların asaletini ziyarete...

       Ne çare ki hep yalnız yaşadım bu güzelim Ekim aylarını kirpiklerim ıslanmış olarak. geniş pencereler ve tül perdeler gerisinde cesaretten yoksun gözleri hissettim hep ,hayretlere düçar olmuş halde. Ve korkarım,yaşamaya da devam edeceğim.hem de hiçbir kuşakta duyulmamış bir sevda türküsü dilimde, yağmurun sesine eşlik ederek.

 

 

 Yaşanmayan Ekimler

 

Hayatımın bilmem kaçıncı güzünde,

Bir Ekim ayı olmanı isterdim.

Ne garip değil mi?

Hiç bitmeyen bir Ekim ayı ki,

Yeşilin binlerce tonunu hiç tükenmeden,

Nemli camlar ardında dalgın dalgın seyretmek,

Ve bitmeyen şarkıyı dinlemek, yağmurun sesinde.

 

Çığlıklar kaplayan bir karanlığın ortasında,

Sen’i bekleyen şu ürkek “ben” i göremezsin,

Ben bu yüzden kestim hayat damarlarımı,

Birer birer acımadan,

Taze tomurcukları kopardım şuursuz.

Ateşe verdim yüzlerdeki gülücükleri,

Tuttum ummana fırlattım sayfaları,

Ve seni anlatan şarkılara küstüm.

 

Ne ekim ayları böyle gizemli,

Ne mevsimler bir musiki ritmindeydi,

Farkında olmadan ardı sıra koşup gider,

Yağmurda ıslanırken şikayetler uçar gider,

Öfke dolu sıgara dumanları karışırdı sanki,

Damlalar arasına davetsiz aceleci.

 

Fark edilmeyen güz cümbüşü bir melal değil,

Serinleyen şarkılar ne de bir müjde gecelerde,

Ben hangi bende, hangi durakta amaçsız.

Kimi, niçin nerede bekler halde sanki asırlardır,

Bir hasta, bir heykel gibi ruhsuz sorumsuz,

Susamaya susamış, acıkmaya acıkmış gibi,

Bir ahlat gölgesi uykusunda belemiş gibi dünlerden.

 

Her şeye rağmen yine de güzel Ekim ayları,

Göl kıyısında, kuytu gölgelerde,

Geniş yapraklar,yeşilin binlerce tonunda,

Sessiz ve nemli ve ürpertici ve çılgın,

Senin de olmanı isterdim küçüğüm.

Ama olamazsın ki,

Yaşayamazsın ki Ekim aylarını.

 

Muzaffer EKER 

 

Ana sayfa / Önceki şiir / Şiir indeks / Sonraki şiir