|
Lal olmuş dilinle bir sen, bir bakışın,
Onulmazdır açtığın yara, bu sinede
acımasız,
Adressiz yaşadığım hatıraların buruk
meyvesi,
Geleceğe isim veren dalgın ve durgun
çiçek,
Koklayamadığım, yakama
takamadığım,gururla,
Lal olmuş dilinle bir sen, bir bakışın.
Sır olmuş tutkunla, bir sen,bir gülüşün,
İnsafsız soğuklarda anamın sıcak ocak
başı,
Kader gergefindeki nefis nakışların narin
çizgisi,
Asil zirvelerdeki şahin uçuşuna suskun
özlem,
Avuçlarımdaki merakın yakıcı hasreti,
Sır olmuş tutkunla bir sen bir gülüşün.
Yay olmuş kaşınla bir sen bir çağrışın,
Karanlık odalarda yersiz çocuksu korkum,
Yalnız dinlediğim sevda türküsü köşe
başında,
Sinemi delen sancı, buruk akşam
üstlerinde,
Yorgun adımların meçhul istikameti
kaldırımlarda,
Yay olmuş kaşınla bir sen, bir çağrışın.
Mey olmuş sesinle bir sen, bir duruşun,
Karaçalılar içinde boy veren bir
kuşkonmaz,
Çınar altında bir yorgunluk kahvesi,
engine karşı,
İnce minaredeki usta estetik, göklere
feryat,
İğne yapraklardaki çiy damlası saflığa
özdeş,
Mey olmuş sesinle bir sen, bir duruşun.
Muzaffer EKER |